Bulutlar Nasıl Oluşuyor


Etiketler:, , , , , , , , , , ,
25 Mayıs 2008 Coğrafya

Tepenizde gördüğünüz orta büyüklükte, yaklaşık l kilometre çapındaki bir bulutun hacmi 4 milyar metreküptür ve içinde l-5 milyon kilogram su vardır. Peki nasıl oluyor da bu kadar su başımıza kovadan dökülür gibi dökülmüyor, bu kadar tonlarca ağırlık havada durabiliyor? Gerçekten bulutlar gökyüzünün inanılmaz ve harika süsleridir.

Hiçbir bulut diğeri ile şekil ve hacim olarak aynı değildir. Çünkü oluşumlarına etki eden hava akımları, sıcaklık, basınç, havadaki toz miktarı v.b. gibi o kadar çok etken vardır ki, çok değişken olan atmosferde iki yerde bütün bu şartları eşit olarak sağlamak mümkün değildir.

Isınan yeryüzünden buharlaşan su, havadan hafif minik su buharları şeklinde doğruca gökyüzüne yükselir. Belirli bir yükseklikte basınç azaldığı, hava da soğuduğu için minik su damlacıkları haline geçerler ve bulutları oluştururlar. Başlangıçta bu damlalar o kadar küçüktür ki, çapları birkaç mikrometredir. (İnsan saçı 100 mikrometredir.) Ortalama bir yağmur damlasının oluşabilmesi için bunlardan milyonlarcasının birleşmesi gerekir.

Bulutların bu kadar ağırlığa rağmen gökyüzünde asılı kalabilmelerinin sebebi bu damlacıkların çok küçük olmalarıdır. Her ne kadar bir kilometre çapındaki bir bulutta en azından 1.000 ton su varsa da bu hacimdeki hava 1.000.000 tondur, yani bin kez daha ağırdır. Bu nedenle de bulutlar içerlerindeki yağmur taneleri iyice oluşup, ağırlaşıp yere düşene kadar tepemizde gezinip dururlar. Aslında yağmur yağarken yağmur damlası oluşma işlemi devam ettiğinden bulut içindeki suyu boşaltıp bir anda kaybolmaz.

Bulutun oluşumunda başlangıçta oluşan su damlacıkları o kadar küçüktür ki, üzerlerine gelen ışıkları doğrudan yansıtırlar ve bu tip bulutlar pamuk gibi beyaz görünürler. Su damlacıkları birleşip büyüdükçe, yani kalınlaştıkça ışığı daha az yansıtırlar, bu nedenle de yağmur bulutları daha koyu, gri hatta siyaha yakın renkte görünür. Gittikçe büyüyerek ağırlaşan bu damlalar bulutun altında toplandığından, bu tip bulutların tabanları üst taraflarına nazaran daha koyu renktedirler.

Havadaki sıcaklık yatay olarak genellikle aynıdır. Bu nedenle havanın içine suyu alabileceği yükseklik yatay olarak hemen hemen aynı olduğundan bulutların altları daha düzdür. Bulutun ortası ile üst kenarı arasındaki ısı farklı olduğu ve üst tarafında su damlası oluşumu devam ettiği için üst taraflar kıvrımlıdır.

Bulutlar şekillerine ve yüksekliklerine göre sınıflandırılırlar. Genelde üç ana grupta toplanırlar. Bu sınıflandırmaya göre, ince, tutam tutam, ufak bulutlara ’sirüs’, kümeler halinde olanlara ‘kümülüs’, ufukta tabaka halinde görünenlere de ’stratus’ deniliyor. Ayrıca iki tane de yükseklik kategorisi var. Bulutun tabanı yerden 2.000 - 6.000 metre yükseklikte ise ön ismi ‘alto’, 6.000 metreden daha yükseklikte ise de ’sirro’ oluyor. Yağmur bulutlarına da diğerlerinden ayırmak için ‘nimbo, nimbus’ gibi isimler ekleniyor.

Akarsular ve Akarsu Oluşumu


Etiketler:, , , , , , , , , , , ,
23 Nisan 2008 Coğrafya

a)Akarsuyun oluşumu
Yeryüzündeki yatakların değişik büyüklüklerdeki yataklar içerisinde su toplanır ve bu yatak boyunca akmasına akarsu denir. Akarsuların küçüklerine dere denir. Büyüklerine ise çay nehir denir. Akarsuyun çıktığı yere kaynak. Akarsuyun aktığı yere yatak denir.
Akarsuyun birim zamanda aldığı yola akarsuyun hızı denir. Bu hız mualine denilen araçla ölçülür.

b)Akarsuyun ağları Su bölümü ve Akarsu Havzaları
En küçük dereden ana ırmağa kadar bir akarsuyun beslenme havzası içinde tüm kollarıyla birlikte oluşturduğu su yolu örgüsüne akarsu ağı denir. Havzaları birbirinden ayıran doğal sınıra su bölümü çizgisi denir.
Akarsuyun denize ulaştırabilen havzalara açık havza ulaştıramayan havzalara ise kapalı havza denir.

c)Akarsuyun debisi ve rejimi
Bir akarsuyun her hangi bir yerindeki enine kesitinde bir saniyede geçen suyun m3 cinsinden miktarına debi denir. Bir akarsuyun debisinde yıl boyunca değişmeye rejim denir.

d)Selintiler ve Akarsular
Yüzeyleri kaplarcasına akan sulara selinti denir. Bir akarsuyun aşındırma gücü; su miktarı eğim bitki örtüsü akış hızı yük miktarıdır.

Yanardağ Nedir ? Volkanizma Nedir ?


Etiketler:, , , , , , , , ,
14 Nisan 2008 Coğrafya

Yanardağ Nedir? Yer yuvarlağının içinden püsküren lavlar ve fırlantılarla oluşan yüzey şeklidir. Derinlerde yer alan magma haznesiyle beslenen ana baca çevresine birikmiş kalıntılardan oluşmuş koni şeklindedir. Yanardağ Çeşitleri Aktif volkanlar uzun bir süre püskürme şekline ve yapısına göre incelenmiştir. Hawai tipi;(sıvı lavların akışı) Strompoli tipi;(parçacıklar ve yanardağ çakıllarının püskürtülmesi,akışkan lavların fışkırması) Volkan Tipi;(gaz açısından zengin çok ağdalı lav;Patlamalı püskürme) Peele tipi;(çıkış noktasının çevresinde biriken çok ağdalı magma;kızgın bulutlarla birlikte patlamalı püskürme) Yanardağların Özelikleri Yanardağlar derinlerdeki basıncı serbest bırakıp magmayı dışarı atarak Dünyanın güvenliğini sağlar. Magmanın akışkan olmasının sebebi bulunduğu ortamdaki çok yüksek basınç ve ısıdır. Yanardağdaki basınç ne kadar yüksekse,püskürme de o kadar güçlü olur. Belirleyici etken gaz oranıdır. Magma yeryüzüne çıkarken gazlar sıvı haldeki maddeden ayrılarak magmanın üzerine yayılır ve böylece basıncın artmasına neden olur. Magma gazla ne kadar yüklüyse püskürme o kadar patlamalı ve tehlikeli olur. Yanardağ Hareketleri ve Püskürtüler Magma püskürtüleri iki şekilde ortaya çıkar:Akıntılı veya patlamalı Bu özellikler kimyasal birleşme ve sıcaklığa bağlıdır. Bazalt denilen Magma içindeki gazların çözülmesiyle 100 km/sn hızla akar. Yeryüzünde magma kısa sürede donar. Soğuması kolaydır. Temel Püskürme Mekanizması Magmanın yüzeye çıkmasını engelleyen dış basıncın azalması. Buhar geriliminin yükselmesi Dağınık haldeki gaz moleküllerinin birleşerek kabarcıklar meydana getirir. Bu kabarcıklar ilk safhada ancak mikroskopla gözlenebilir. Kabarcıklar daha sonra çeşitli kimyasal olaylarla büyümeye başlar. Kabarcıklar ağdayla ters ,boylarıyla doğru orantılı bir hızla magma içinde yükselir. Büyük kabarcıklar küçük kabarcıklarla birleşerek hacmini genişletirler. Lavlar akışkan,çok gaz kapsamıyorsa ve kabarcıklar kolayca yüzeye ulaşıyorsa kaynama meydana gelir. Eğer magma ağdalıysa, magmanın soğuması sonucunda birçok kabarcık oluşur. Bu soğumadan sonra oluşan kayanın dokusu süngere benzer. Lav yüzeye çıktığında kabarcıkların iç gerilimi atmosfer basıncından çok fazlaysa birçok patlama meydana gelir.

İÇ BASINÇ NEDENLERİ Yüzey kısmen katılaşmış veya krater çeperlerindeki toprak kayması yanardağ bacasının ağzını tıkamış olduğu için, gazlar bileşiğin içinde rahat hareket edemezler. Bu tıkaç altında homojen bir gaz kütlesi toplanır. Kütlenin buhar basıncı sonucunda da tıkacı patlatır. Patlama Sonucunda Meydana Gelen Bazı Olumsuzluklar Patlama sonucu dünyaya fırlatılan artıklar atmosferin üst tabakasına dağılarak güneş ışınlarını tutar. Orada güneş ışınlarını tutan bir tabaka oluşur. Böylece dünyanın yüzey sıcaklığı düşer;tıpkı nükleer kışta olduğu gibi… Bu etkiler 4-5 yıl sürebilir,tarım ürünleri ölür ve tüm eko sistem çöker. Buzul kayıtları Endonezya da ki Toba yanardağının 74 bin yıl önceki patlamasının 3-5 C derecelik bir küre soğumasına yol açtığı görülüyor. Teko yanardağının 1815 yılındaki sırada bir volkanik etkinliğinde bile dünyada yüzey sıcaklığı birkaç yıl boyunca 1C derece düşmüştü. Yanardağ Biliminin Amacı Püskürme olaylarının anlaşılması Patlama tehlikelerine karşı tedbir alma. Volkanik hareketlerin ve yeryüzüne çıkan püskürtü maddelerinin incelenmesi. Dünyanın yaşamının yönlendiren mekanizmalar hakkında bilgi edinme. Yanardağların Gözlemlenmesi Magmanın yer kabuğunun yüzeyine ulaşmadan önce veya o sırada ortaya çıkan olayların incelenmesine dayanır.

Volkanizma Nedir ?
Mağmanın yerin derinliklerinden hareket ederek yer yüzüne çıkması veya yer yüzüne yakın derinliklere kadar gelerek soğuması olayına volkanizma denir.
Volkanizma denilince daha çok yer yüzünde meydana gelen mağmatik faaliyetler akla gelmektedir. Çünkü volkanik şekiller yer yüzünde oluşmaktadır.
Volkanizma sırasında mağma katı, sıvı ve gaz halinde yer yüzüne çıkar. Çıkan sıvı maddelere lav, katı maddelere tüf denir. Gazların çoğu ise su buharıdır.
Volkandan çıkan maddeler lav ise, volkan bacasından akma şeklinde hareket eder. Tüf veya gaz çıkışı olursa patlama olur.
Volkanizma ile çıkan malzemeler çıktığı yerde birikerek volkan konilerini oluşturur.
Yanardağların yükseltisinin az veya çok olmasında lavların akışkanlığı etkilidir. Lavların akıcılığı fazla ise geniş alanda birikme olur. Yükseltisi az olan yayvan görünüşlü volkan konisi oluşur. Bunlara tabla veya plato volkanlar denir. ör: Karacadağ volkan dağı (G.D Anadolu)
Lavların akıcılığı az ise yükseltisi fazla olan volkan dağları oluşur. Bunlara da kalkan volanları denir.

Erozyon Ve Korunma Yolları


Etiketler:, , , , , , , , , , ,
25 Mart 2008 Coğrafya

Erozyon ve Korunma Yolları

Toprak Erozyonu : Toprak erozyonun oluşturan etmenler;
Toprağın sular tarafından aşındırılması
Rüzgarlar
Bitki örtüsü
Buzullar
Sel
Yangın

Korunma yolları :
Ağaç landırma, Bitki örtüsü, Baraj gölleri yapma,
Tarlalar eğime yatay sürülmeli
Ağaç kesimlerine karşı tedbirler

DÜNYADA EROZYON
Dünyamızın yüzeyine yerkabuğu denmesi bir rastalantı değildir. Gezegenin üzerindeki bütünhayat, kıtaları kaplayan incecik ve hassas toprak kabuğuna bağlıdır. Bu kabuk olmasa, yaşam Okyanuslardan karalara atlayamazdı. Bitkilerekinler, ormanlar, hayvanlar ve tabii ki insanlar olmayacaktı.

Gezegenimizin eti olan bu değerli kabuk son derece yavaş meydana gelmesine karşılık son derece süratle ortadan kalkabilir. Bir parmak derinliğinde bir toprak tabakasının oluşması için, asırlar geçmesine gerekmektedir. Olumsuz şartlar bir iki mevsimde bu tabakayı yok edip okyanuslara taşıyabilir. Topraktan oluşmuş yerkabuğu, kendisini oluşturan bu tabakayı süratle kaybetmektedir.

Worldwatch Institute, her sene toprağın üst tabakasının 24 milyar tonunun kaybedildiğini ileri sürmektedir. Son yirmi sene içerisinde ABDdeki bütün ekili alanı kaplayacak kadar toprak kaybolup gitmiştir. Olay gittikçe vahimleşmektedir.

Bu kriz, özellikle dünya üzerindeki kararların üçte birinden fazlasını kaplayan kurak alanlarda ortaya çıkmaktadır. Çölleşme, toprak tabakasının son derece hassas, bitki tabakasının son derece ince ve iklimin son derece sert olduğu bu bölgelerde kendini hissettirmektedir. Toprak her yerde bozulabilir ama kuru iklideki bozulmaya çölleşme adı verilmektedir. Dünya üzerindeki 5.200.000.000 hektarlık tarımda kullanılan kurak alanların %70i özelliklerini yitirmiştir. Dolayısıyla çölleşme, toplam kara alanının %30una zarar vermektedir.

Himalayalar nasıl oluştu?


Etiketler:, , ,
18 Ekim 2007 Coğrafya, Genel Kültür

İnce Hint plakasının Avrupa-Asya plakasına yüksek hızla çarptığı düşünülüyor…

Erozyon nedir ?, korunma yolları nelerdir?


Etiketler:, , , , , ,
10 Ekim 2007 Coğrafya

Toprak Erozyonu : Toprak erozyonun oluşturan etmenler;
- Toprağın sular tarafından aşındırılması
- Rüzgarlar
- Bitki örtüsü
- Buzullar
- Sel
- Eğim
- Yangın
Korunma yolları :
- Ağaçlandırma, Bitki örtüsü, Baraj gölleri yapma,
- Tarlalar eğime yatay sürülmeli
- Ağaç kesimlerine karşı tedbirler

Daha Detaylı Bilgi İçin : http://www.sorungac.com/erozyon-ve-korunma-yollari.html

Deprem nedir?


Etiketler:, , ,
10 Ekim 2007 Coğrafya

Yerkabuğunu oluşturan katmanların yerlerinden oynamalarıyla hissedilen sarsıntılardır.
Oluşumlarına göre yerel depremler ve tektonik depremler olarak ikiye ayrılır.
Yerel depremler kısa sürede ve dar alanda etkili olan yıkıcı etkileri az olan sarsıntılardır.
Tektonik depremler daha şiddetli etkili alanı daha fazla dolayısıyla tahrip gücü daha fazla olandır.

Sonraki Sayfa »